Sultan Papaganı Hakkında Herşey
Cumartesi, Kasım 21, 2009 10:21
Sultanlar Avustralya kökenli bir tür olup kakadu familyasından gelmektedirler. Sultan ismi daha doğrusu Latincede söylenen asıl ismi olan Nymphicus Hollandicus nereden gelmektedir. Yunanca kökenli olan kelime “Nymphe” nin anlamı “gelin, genç kız” demektir. Nymphe Yunanlılarda “alt sınıf tanrısı” olmakla beraber, genelde Zeus’un kızı olarak ve zamanının çoğunu şarkılarla, danslarla eğlenerek geçirip, böylece uzun ömürlü ve daima genç kalan bir varlığı temsil ederdi.
O zaman tek renkleri vardı: gri dişiler ve gri kafası, sarı ve yanaklarında koyu kırmızı lekeleri olan erkekleri…
19 y.y. ortalarında Avustralya ya Avrupa tarafından göçler başladığında, ilk sultanlar da deniz yoluyla Avrupa’ya getirilmeye başlandı. Yabani yakalanmış olmalarına rağmen çok hızlı biçimde iklime uyum sağlayıp üremeye de başladılar. Avustralya’nın çok değişken bir iklimi olduğunu düşünürsek,(gece/gündüz arasında 40 C’ye varan ısı değişimleri olmakta), bekli de bu üretimlerinde Avrupa’da olan daha sabit ısı düzeylerine uyumu kolaylaştırmıştır diyebiliriz.
Bilim adamları uzun yıllar sultanları hangi gruba koyacakları konusunda kendi aralarında ayrıma düşmüşlerdir. Cacatuidae mi yoksa Platiceridae mı sorusu uzun süre kafaları meşgul etmiştir. Çünkü sultanlar her iki gruba da ait özellikleri göstermekteydiler.
Şimdilerde ise, sultanlar artık sadece tek bir cins kakadu familyasına bağlı olan kendilerine ait bir alt sınıfta değerlendirilmektedirler. G.A.Smith (The Encyclopedia of Cockatiels) sultanları, eskiden bakiye kalan ve kakadularla papağanlar arasında köprüyü oluşturan bir tür olarak görmektedir.
Cinsiyet ayrımı:
En büyük ve duyumsal olarak da algılanabilecek cinsiyet farkı ötüşlerinden anlaşılandır. Çünkü erkek dişiyi çiftleşmeye (kızıştırmak için) ikna etmek amaçlı değişik, alçak ve yüksek volümlerde sesler çıkarabilmekte bazen de, ses dizeleri halinde ötebilmektedir. Zaten tek beslenen sultanlarda tüy yolma sorunu yanı sıra böyle agresif yüksek ötüşlerin olması da bundan dolayıdır. Gerçi sürü içinde böyle ötüşler günlük planlarında da vardır. Dişiler daha sesiz olurlar. Arada sırada hafif ötüşler dışında fazla gürültülü değillerdir.



Labrador Retriever, Türkçede kısaca Labreador olarak tanınan bir av köpeğidir. Av köpeklerinin retriever öbeğine dahildir. Retriever’ler daha önce bir vesile ile bahsettiğimiz gibi, avcının vurduğu avı düştüğü yerden alıp, taşıyan bir beceriye sahiptirler. Labradorun özelliği, suya düşen avı da sudan çıkartıp getirebilmesidir, dolayısile bilhassa ördek avında son derecede yardımcı olmaktadır. Labrador sağlam yapısı sayesinde en soğuk sulara duraksamadan girer.
Bir çoğumuzun akvaryum hobisine ilk başlangıcı bu balıklarla olur. Bu balıklara (bilmeden) eziyet ederiz. Küçücük bir fanus içinde filitresiz yaşatmaya çalışırız. Daha sonra biraz bilgi edinince biraz daha büyük ama yetersiz bir akvaryumda yaşatmaya çalışırız. Çoğu zaman hastalıklarla uğraşır ve forumları bu hastalıklarla doldururuz. Aslında sebebi bu balıkların uygun olmayan koşullarda yaşatılmaya çalışılmasıdır.
Tekir Kedi, melez bir ırktır. Diğer kedi ırkları gibi saf bir ırk değildir, yine de ortak özellikleri bir başlık altında toplanabilecek kadar benzer görünüş ve kişilik özellikleri sergileyebilir. Bu yüzden ve evimizdeki birçok kedinin bu ırk başlığı altında toplanabileceği mantığına dayanarak Tekir Kedi�yi kedi ırkları listemize aldık.

